Hayatta Yapılması Gerekenlere Karşı Bizim Tutumumuz

Hayatta Yapılması Gerekenlere Karşı Bizim Tutumumuz
psikoloji | 10 months ago | paylaş: | 172 | Nebahat

 Hayatımız boyunca sürekli bir şeyler yapmamız istenir. Sabah uyanınca yatağı toplamak, elimizi yüzümüzü yıkamak, diş fırçalamak, ev temizliğine yardım etmek, okula gitmek, işe gitmek, çalışmak ve bunların yanında bir de kitap okumak, spor yapmak, iyi sosyal ilişkiler kurmak, ahlaklı olmak gibi pek çok davranış yapmamız gerekmektedir. Ailede, okulda, iş yerinde ve toplumda düzen ve huzur istiyorsak bu kurallara uymalı ve gerekli davranışları yapmalıyız diye sürekli vurgulanır. Sorun olan kısım, bu kurallar ve yapılması gerekenlere bizim nasıl baktığımızdır. Gerekliliğine inanırsak kural ve eylemleri zorlanmadan uygularız. İnanmadığımız ve anlamadığımız kural ve davranışları ise sorgular ve yapmak istemeyiz. Bu nedenle çocuk eğitiminde anne-baba ve öğretmenlerin yapılmasını istedikleri kuralları ve davranışları onların anlayacağı bir açıklıkta anlatmaları gerekmektedir. Sadece emir vermek işe yaramaz çünkü kişi anlamsız gelen kuralları sadece emri veren kişi varken uygular, hatta kurallara uymamayı bir başarı olarak görüp her fırsatta işten kaçmanın, kuralları çiğnemenin bir yolunu bulmaya çalışır.

Özgür irade her birey için çok önemlidir. Bu nedenle emirleri sevmeyiz, yapılması gerekenleri bilen bir kişi sorumluluk sahibi olduğu için zaten yapar. Örneğin yemekten sonra ders çalışmayı planlayan bir gence emir tarzında “yemekten sonra odana git ve ders çalış” dendiğinde hemen sinirlenecek ve itiraz edecektir. Çünkü artık o ders çalışmaya odasına gittiğinde kendi özgür iradesi ile değil bir emri uyguladığı için gidiyor olma düşüncesine katlanamaz. Bu nedenle de ders çalışmak istemez. Ebeveynleri ona zaman tanısaydı zaten bilinçli ve sorumluluk sahibi olduğunu göreceklerdi. Zaman tanındığı halde ders yapmayan yada görevlerini yerine getirmeyen kişi ise halen o davranışın gerekliliğine ikna olmamış demektir. Ceza vermek, emretmek, bağırmak gibi yöntemlerden ziyade sorunun kökenine inilmelidir. Neden gerekli olduğuna inanmadığı, kendisinin aslında ne düşündüğü, ne istediği konuşulmalı ve ona göre bir yol bulunmalıdır.

Her insan özeldir, tektir, biriciktir. Yetenekleri, zekası, ilgi alanları, kişiliği, hayat tecrübesi, öğrendikleri birbirinden bu kadar farklı olan insanları tek bir eğitim sistemi ya da kalıplaşmış davranışlar ile anlamaya çalışmak ya da eğitmek temelde pek çok soruna neden olmaktadır. Diğerlerine uyum sağlayamayan kişiler bu açıdan değerlendirilmelidir. Kişisel özellikleri ve öz geçmişi birlikte ele alındığında farklı ve kişiye özel çözüm yolları üretilebilir ve sonunda kişi daha uyumlu olacak ya da uyumsuzluğunun nedenini açıkladığı için daha hoşgörülü bir ortama kavuşacaktır. Uyum sorunu çok büyükse mutlaka konuyla ilgili bir uzmandan destek alınmalıdır.

yorum yaz
psikoloji kategorisi