Geleneksel Türk Sanatları

Geleneksel Türk Sanatları
sanat | 6 months ago | paylaş: | 161 | Sümeyra

Türkler tarih boyunca sanata hep çok önem vermişler ve aradan yüzyıllar geçmesine rağmen bu sanatların bir çoğunu hâlâ yaşatabilmişlerdir. Çok fazla medeniyet ile tanışan Türkler, sanatlarını çoğu zaman diğer medeniyetlerin sanatları ile de harmanlamışlardır. Geçmişten günümüze birçok alanda sanat dalımız bulunmakta ve her birinden çok güzide parçalar günümüze ulaşmaktadır. Bu sanatlar içerisinde bazıları hâlâ çok biliniyor olsa da bazıları yok olmaya yüz tutmuştur. Bu çok bilinen ve hala günümüzde devam eden sanatlar içerisinde ebru sanatı, çinicilik, tezhip sanatı, hat sanatı, çömlekçilik, seramik sanatı, minyatür, dokumacılık ve kaşıkçılık vardır. Bu sanatlarını belli illerimizde, belli kişiler tarafından devam ettirilmektedir.

Ebru sanatı, kağıt, boya ve su ile yapılan bir sanattır. Bu su elbetteki normal su değildir. Kendisine has suyu bulunan bu ebru sanatı, verilmek istenen şekil için suya boyanın damlatılması ve şekillendirilmesi ile kağıdın su üzerine bastırılıp sudaki resim kağıda geçirilmesi ile yapılan çok güzel ve özel bir sanattır.

Tezhip sanatı, incecik fırçası ile yapılan genellikle fermanları, tuğraları, levhaları süslemek için kullanılan yapımı oldukça emek isteyen zor bir sanattır. 

Seramik sanatı, yerini porselene bırakmıştır. Eskiden toprağın pişirilerek yapıldığı bir sanatken artık yoluna porselen olarak devam etmektedir. Porselen deyince de akıllara ilk Kütahya ilimiz gelir. 

Hat Sanatı, matbaanın bulunmasından sonra eski değeri kalmamıştır. Daha çok görsel amaçlı, dekoratif amaçlı yapılırdı. Harflerin kuyruklarının uzatılması ile güzel bir görüntü verilmeye çalışılır. Güzel yazı yazma sanatı da denilebilir. 

Minyatür sanatı, belki de Osmanlı döneminin en yaygın sanatlarından biridir. Minyatürde tek boyutluluk hakimdir. Tek boyutlu yapılmış küçük resimlerdir. Osmanlı dönemine ait olayları genellikle minyatüre aktarılmış olarak görmekteyiz.

Çinicilik, mimari yapıların süslemesinde kullanılmıştır. 16. yüzyılda İznik Çinileri ile en usta dönemlerini yaşamıştır. Tarihi yapıların çoğunda çiniciliği görmekteyiz. 

Çömlekçilik, Nevşehir, Eskişehir, Manisa, Bilecik gibi şehirlere gezmeye gidenlerin mutlaka denedikleri, killi toprağın el ile şekillendirilmesi sonucunda vazo, çanak gibi eşyalar yapılmasıdır. 

Dokumacılık, insanların özellikle Anadolu'nun soğuğu karşısında kendini koruması için bazı bitkilerin saplarından giysi, halı, kilim gibi eşyaları dokumalarıdır. Gelişen teknoloji ile dokuma tezgahları yapılmış ve halı, iklimler orada dokunmaya başlanmıştır.  

Son olarak Kaşıkçılık ise bazı ağaçların oyulması ile güzel şekiller verilerek tahta kaşık meydana getirilmesidir. Bu sanatta da akıla ilk Kütahya ilimiz gelir. 

yorum yaz