Mona Rosa'nın Hikayesi

Mona Rosa'nın Hikayesi
edebiyat | 7 months ago | paylaş: | 206 | Sümeyra

Bilindiği gibi Mona Rosa şiiri geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Üstad Sezai Karakoç'a ait bir şiir. Bu şiir geçmişe ve günümüze hatta ilerleyen zamana meydan okuyup geleceğe de damgasını vuracak bir şiir olacaktır şüphesiz. Bu şiiri bu kadar önemli yapan şey elbetteki şair Sezai Karakoç'un o muhteşem üslubunu yanında şiirdeki gizemdir. Mona Rosa' nın kelime anlamı “gül hanım”dır. Sezai Karakoç bu şiiri tam 19 yaşında iken yazmıştır. Şiir bir akrostiştir. Şiirde her bir kıta başında bir harf vardır ve bu harfleri birleştirince Muazzez Akkaya ismi ortaya çıkar. Bu şiir ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Ama bunlardan bir tanesi daha ağır basmaktadır.

Sezai Karakoç, üniversite okurken bir arkadaşına sevdalanır. Bu kişi Muazzez Akkaya'dır. Tüm cesaretini toplar ve aşkını itiraf eder ancak Muazzez onu reddeder. Bu duruma çok üzülür Sezai Karakoç. Okul yaz tatiline girince Muazzez Akkaya Geyve'deki yazlıklarına tatile gider. Sezai Karakoç ise tam karşılarındaki yazlık bahçıvanlık yapar. Her gün karşılıksız olan aşkını seyreder karşıdan. Daha sonra okullar aşılır mezuniyet gelir çatar. Mezuniyet töreninde Sezai Karakoç Mona Rosa şiirini okur. Herkesten bir alkış tufanı kopar ve bu şiir istek üzerine tam 3 defa okunur. Bunun ardından Muazzez Akkaya koşarak Sezai Karakoç'un yanına gelir ve teklifinin hala geçerli olup olmadığını sorar. Sezai Karakoç ise “artık senin aşkın bana yetişemez.” diyerek kızı geri çevirir. Ömrünün sonuna kadar da kimse ile evlenmez. Tabii ki bu bir rivayettir gerçeğini kimse tam olarak bilmiyor ama bir başka söylenti olarak da Muazzez Akkaya'nın bu aşktan ve bu şiirden hiç haberi olmadığını söyler. Sadece o dönemler paltosunun cebinde şairi meçhul olan şiirler bulurmuş. Ancak eşiyle birbirlerini severek evlenmişler yani Sezai Karakoç'a haberi olmadığı da söyleniyor. Tüm gerçek onların içinde saklı biz sadece rivayetler ile hareket edebiliyoruz ama hikayesi ne olursa olsun o kadar muhteşem bir şiir kalmış ki geride… Daha belki asırlarca severek okunacağından şüphem yok. Bir Sezai Karakoç bu dünyadan iyi ki geçmiş… 

yorum yaz