Samimiyet Ve Saygı Dengesi Nasıl Sağlanır?

Samimiyet Ve Saygı Dengesi Nasıl Sağlanır?
psikoloji | 1 year ago | paylaş: | 138 | Nebahat

Bizim Türk toplumunun kültüründe samimiyet, bir başkasının sınırını ihlal etmek olarak algılanıyor. Samimi olduğun arkadaşın, komşun veya akraban sanki hayatın ile ilgili her konuda söz sahibi olup her şeye müdahale edebileceğine inanıyor. İzin verilmediğinde ise sizi samimi olmamakla suçluyor.

Önce samimiyet nedir? Bu kavramı sorgulamak lazım.  Samimiyeti, içten olmak, dürüstçe içi dışı bir olmak, yakın olmak, güvenmek, paylaşmak,  başkasının hayatına dokunmak olarak açıklayabiliriz. Sevgi temelli yakın ilişkilerde samimiyet en önemli özelliktir. Ancak samimiyetin gerektirdiği dürüstlüğün ve duygu paylaşımının amacı kesinlikle yargılamak ve müdahale etmek değildir. Olaylara yorum yapmak, kendince davranışları yapıcı tarzda eleştirmek, sorun olan konularda destek olmak, problemi çözmeye çalışmak,  sevincini ve mutluluğunu paylaşmak samimi bir ilişkide olması gereken özelliklerdir. 

Hem samimi olup hem de kişisel sınırlar korunabilir mi? İşte bu noktada SAYGI devreye giriyor. Saygı, çoğu zaman küçüklerin büyüklere itaat etmesi olarak algılanıyor. İtaat ve saygı birbirinden çok farklı kavramlardır. Saygı duymak için karşınızdaki insanın büyük veya küçük olması gerekmez. O insanın, bireysel kişiliğine, kararlarına, seçimlerine, isteklerine ve farklı dahi olsa her türlü düşüncesine hoşgörü ile yaklaşmak demektir. Birey olmanın, yetişkin olmanın, hak ve sorumluluklarını kullanabilmenin yolu birbirimize saygı duymaktan geçer. Kişi hayatı hakkında önemli bir karar vermeden önce yakın dostlarının, güvendiği insanların fikrini alır ve analiz ederek kendisi son noktayı koyar. Diğerleri verilen kararı beğenmese dahi karışmamalı, yönlendirmeye veya değiştirmeye çalışmamalı ve saygı duymalıdır. Kararın sonucunda olumlu ya da olumsuz her ne olursa olsun seçimlerinden ve davranışlarından kişi kendi sorumlu olacaktır. Ancak çoğu aile yakını, beğenmedikleri bir karar alındığında psikolojik baskı uygulayarak, duygu sömürüsü yaparak veya tehdit ederek kararı değiştirmeye çalışmaktadır. Geleneksel kültürün yaygın olduğu bölge ve ailelerde, bireyselliğin halen olumsuz olarak algılanması ve kabul görmemesi özgür iradeyi ve sorumluluk almayı zorlaştırmaktadır. 

Kendi hayatınızın kararlarını, en yakınlarınız dahi olsa başkalarının tercihine bırakmayın. Kendinize ait olmayan seçimlerin ve kararların sonuçlarını yaşamaya mahkum olmamak için hayatınızın direksiyonunda siz olun. Direksiyonda başkası varsa ve hayat istediğiniz gibi gitmiyorsa kendinize güvenin, sorumluluk alın ve o hayat aracından inin. Kendi seçimlerinizi yapmak ve mutlu olmak için hayatınıza sahip çıkın.

yorum yaz
Cafer AKSAY 366 gün 19 saat 13 dakika önce eklendi

Tebrik ediyorum Sayın Hocam, çok güzel bir analiz olmuş. Koçluk sistemi aslında açıkladıklarınızı izah ediyor.

psikoloji kategorisi